Varyemez - Türk Adult Forum  

Go Back   Varyemez - Türk Adult Forum > Adult Hikayelerimiz > Karışık Hikayeler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 02.Mayıs.2016, 19:57   #1
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 27.Nisan.2016
Mesajlar: 6
Thanks: 0
Thanked 26 Times in 6 Posts
Mesken01 is on a distinguished road
Standart Üniversitede Değişen Yaşantım! (Bölüm 5)

Reklam
Üniversitede Değişen Yaşantım! (Bölüm 5)



Kendimi, ilişkimizi ve olduğum durumu sorguluyordum. Ayça kendini hazır hissetmemekle belki de haklıydı. Sakin kafayla bunu düşününce hak vermiştim. Çünkü biz neydik? Sevgili mi? Eğer sevgiliysek neden bunun adını koymamıştık? Arkadaş mıydık? Eğer arkadaşsak da arkadaşlar için fazla mı ileriye gitmiştik? Bunları düşünüyorum. Fakat yine de ne olursa olsun, illa ki sevgili olmasa bile, bana güvenmişti ve benimle aynı odada kalacak kadar kendini yakın hissetmişti. Buraya kadar gelmiştik ve işin tam yarısında “Kendimi hazır hissetmiyorum. “ demek de neyin nesiydi? Bu düşüncelere dalmışken “Ertuğ…” sesini duydum. Kafamı çevirdiğimde Ayça birkaç adım ötemde ayakta duruyordu. Bir şey demeden kafamı yine başka yöne çevirdim. Sigaramdan derin bir nefes aldıktan sonra biramdan da büyük bir yudum aldım. Ayça yanıma oturdu ve elini omzuma atarak “Biliyorum, haklısın. Yarı yolda bıraktığım için beni suçluyorsun ama biraz da beni düşün. Konya gibi bir yerde yaşıyorum. Sen buradasın, alışmışsın ve erkeksin. Kaybedecek bir şeyin yok. Fakat benim için her şey öyle… “ dediğinde bağırarak sözünü kestim. Ayça’ya “Ne diyorsun sen be? Neden bahsediyorsun? Evime geliyorsun, kalıyorsun, yatağıma iç çamaşırını bırakıyorsun, yanımda sarhoş olana kadar içiyorsun, içeride yaptığın şovları, dudaklarıma yapışmaları gördüm. Yataktaki performansını da az çok biliyorum. Neyin namusundan bahsediyorsun?” diye bağırdım. Ayça şok olmuştu bu çıkışımla beraber. Hatta dışarıya otel görevlilerinden birisi çıktı ve bize baktı. Sorun yok gibi bir işaret yaptığımda tekrardan içeriye girdi. Ayça’nın gözleri sulanmıştı ve “Bu… Bu ne demek? Sen benimle sadece… sadece… o iş için…” dedi ve gözlerindeki yaşları tutamadı. Ağlamaya başladığında bende derin bir nefes verdim. Burnumdan çokça duman çıkmıştı soğuk yüzünden. Sigaramdan bir fırt aldım. Ayça bir süre ağladıktan sonra “Söylesene… Söyle. Ben senin için ucuz bir orospu muyum?” dedi. Bir şey demedim. Ayça omuzlarımı kavrayarak silki ve “Söylesene be!” diye bağırdı. Bir şey demediğimi görünce bir tokat attı yüzüme ve apar topar kalkıp gitti. Kadınlık gururunu kırmıştım büyük ihtimal. Kendini kullanılmış hissetmişti. Bir şey demedim. İkimizin de kafası kötüydü ve olayı yarına bırakmanın en iyisi olacağını düşündüm.


Saat 5’e kadar içmiştim neredeyse. Otel odasına geldiğimde zil zurna sarhoş olduğumu hatırlıyorum sadece. İçeriye girmiştim ve üzerimdekileri çıkarttım. Boxer ile kalana kadar soyundum ama üzerime bir şey giyecek kadar dengede duramıyordum. Resmen uyuşmuştum ve direkt kendimi yatağa attım. Ayça’ya sırtım dönük bir şekilde yatıp uyudum. Saat 12’ye geliyordu ki uyandım. Arkamı yavaşça döndüğümde Ayça’yı göremedim. Yataktan kalktım aniden ama dünden gelen yorgunluk, sarhoşluk ve aniden kalkmayla birlikte gözlerim kararınca yine kendimi yatağa attım. Toparlandım bir süre sonra ve yine kalkarak yavaş adımlarla banyoya gittim. Kapı ardına kadar açıktı ve içeride kimse yoktu. Telefonumu aldım pantolonumdan ama şarjı bitmişti ve onu şarja takıp aramakla vakit kaybetmek istemiyordum. Ayça’yı merak etmiştim ve hemen giyinip çıktım otel odasından. Salak salak bahçeye çıkarak Ayça’yı arıyordum koskoca otelde. Daha sonra sakinleşmek için bir süre duraksadım. Planlı olmam gerekiyordu. Saate baktığımda 12.15 falandı. Düşündüm, düşündüm 12.15’te nerede olabilirdi? Havuzda mı? Ama hayır yanında mayo vs. getirmemişti. Barda mı? Hiç sanmıyorum bu saatte içmeye başlamazdı. Daha sonra yanımdan geçen çiftin, ileride ki çocuklarına “Oğlum, hadi öğle yemeğine gidiyoruz. “ demesiyle aklım başıma geldi. Tabi ya! Öğle yemeği. Önümden giden çifti hızlıca geçerek öğle yemeği için açılan restorana gittim. Etrafa göz gezdirdim ve Ayça’yı arka taraflardaki masalardan birisinde gördüm. Tek başına yemeğini yiyiyordu. Ona yaklaşana kadar beni fark etmedi. Beni gördüğünde gözlerini hafifçe devirdi.

Karşısındaki sandalyeye oturdum ve “Niye haber vermedin?” diyerek ondan cevap bekledim ama bir cevap vermeyince “En azından bir not bırakabilirdin. “ dedim. Ayça yine cevap vermedi. Kalktım, yemeğimi almak için sıraya girdim. Çok ağır bir yemek almadım. Dün ki alkolden dolayı ve sabah kalkar kalkmaz koşuşturma yaşadığımdan dolayı midem bulanıyordu. Hafif bir öğle yemeği yiyecektim. Yemeğimi alıp tekrardan Ayça’nın masasına geçerek oturdum. Saçma sapan bir çok konudan bahis açmama rağmen tek kelime dahi etmedi. Sadece önündeki yemeğe, ara sıra bana bakıyordu o kadar. Ayça’ya “Pekala. Konuşmak istemiyor musun? Senin istediğin gibi olsun. “ dedim ve o saatten sonra bende konuşmadım. Ayça yemeğini bitirdikten sonra odaya çıktı. Ben daha yemeğimi bitirmemiştim ve yalnız kalınca bir yandan da düşünüyordum kendimi affettirme yollarını. Ne yapabilirdim acaba? Yemek bitene kadar kafamda birkaç tane fikir tasarladım. Yemeğimi bitirince hemen otel otoparkına gittim ve arabamı alarak şehre doğru yol aldım.

Bir çiçekçi buldum. Önce ona bir demet çiçek yaptırma fikri vardı kafamda ama daha sonra çılgınca bir şey düşündüm ve arabanın içini komple çiçekle kaplattırdım. Ön koltuk, arka koltuk, yerler kısacası her yere çiçek koydurmuştum. Geriye dönerken de ona güzelinden bir kolye aldım ve oturacağı koltuğun üzerine bıraktım. Artık sadece beklemek vardı. Otele doğru son sürat geri döndüm ve arabayı otoparka bıraktıktan sonra ağır adımlarla odaya çıktım. Kapıyı tıklattığımda gecikmeli olarak Ayça açtı ve bir şey demeden tekrardan geri döndü. Bende bir şey demedim çünkü sürprizim karşısında yelkenleri suya indirecekti. Bundan hiç olmadığım kadar da emindim. O yüzden bir şey demedim. İçeriye girdim ve yavaşça çantamı toparlamaya başladım. Zaten çok bir şey almamıştım. Ayça’ya “Hadi, çıkıyoruz. “ dedim ve odadan çıkıp aşağıya indik. Çıkışımızı yaptıktan sonra otoparka doğru yürümeye başladık. Aramızda sessizlik vardı. İkimizde konuşmuyorduk. Aşağıya indik ve kapıyı açtım. Ayça’da kendi oturacağı kapıyı açtığında çiçekleri gördü. Birkaç saniye duraksadı ve şok olmuş gözlerle bana baktı. Şaşkınlıktan gözleri neredeyse yuvalarından çıkacaktı. Gülümseyerek ona bakıyordum. Yine susuyorduk. Ben ilk sözü ondan bekledim, o da heyecandan konuşamadı. Arabaya binmeden onun olduğu tarafa geçtim ve sessizliği ilk ben bozdum. “Yaptığım hayvanlıktan dolayı özür dilerim. “ dedim. Yanağından hafifçe öptüm. Gülümsedi, utangaç bir gülümseme attı ve sarıldıktan sonra “Çok kötüsün sen ya. “ diyerek ağlamaya başladı. Sarıldım sıkıca yine ve öptüm başından. Arabaya bindirmek için çiçekleri hafifçe yere itmek istedim ama elimi tutarak “Hayır, onların arasında oturmak istiyorum. “ dedi. Koltuğun üzerinde duran paketi eline alarak “Benim mi bu?” dedi. Gülümseyerek “Evet. “ dedim. Elinden aldım ve yavaşça açtım. Gülümsemeyle birlikte ellerini şaşırırcasına ağzına götürdü. Kolyeyi aldım ve arkasına geçtim.

Saçlarını topladı ve bende bembeyaz boynuna kolyeyi taktım. Arkasından ayrılmadan da boynuna ufak bir öpücük kondurdum. Güldü ve arabaya bindikten sonra bende şoför koltuğuma geçtim ve İzmir’e yolculuğumuz başladı. Önce otogara geçtik. Konya’ya bir bilet aldık. En yakın akşam 7’de vardı. Daha vaktimiz olduğu için de otogardan çıkarak İzmir içerisinde biraz dolaştık, bir kafeye oturduk daha sonra da. Ayça bana iki üç kelimede bir “Keşke sende benimle gelsen. Ha bugün gelmişsin, ha yarın. “ dedi. Bende “Ailemden gizli bir şekilde kaçtım senin yanına zaten. O yüzden onlarla son gecemi geçirmem gerek. Yarın geleceğim bende. “ dedim. Ayça’yı bir şekilde ikna ettikten sonra saat 18.30 gibi otogara götürdüm. Ayça hâl⠓Fikrini değiştirirsen hadi hemen bir bilette sana alalım. “ diyordu ama ben sürekli “Ayça! Lütfen artık. Çocuk gibisin, yarın geleceğim diyorum. “ dedim. Ayça “Kusura bakma ya. Ama ne yapayım canım sıkılıyor orada. “ dedi. Gülümsedim ve sarılarak “Merak etme. Yarın geliyorum ve o günden itibaren uzun bir süre yine birlikte olacağız. 24 saatçik dayanıver bensizliğe. “ dedim. Güldü ve “Pekala bakalım öyle olsun. “ dedi. Yanaklarımdan sıkıca öptükten sonra bindi otobüse. Ayça’nın otobüsü garajdan ayrılana kadar bekledim ve sonra ertesi gün için otobüs biletimi ayırıp arabaya binerek bende kendi evime geldim. 2 Ocak saat 21.50 otobüsüyle İzmir’den ayrılacaktım. Gece yatağıma yattığımda sigaramı yaktım ve gizlice eve soktuğum kutu biralardan birini içmeye başladım. Dün gecenin analizini yapıyordum kendi kafamda. Ayça benden neden o gün daha fazla ileri gitmemi istemedi? Sevdiği için mi? Güvenemediği için mi? Neden? Soramadım, o konuyu açmaya bir daha cesaret edemedim açıkçası ve o yüzden kaynayıp gitmişti. Ama bunun kokusunun yakında çıkacağından şüphem yoktu. Bu arada haftada bir kere sex yapan ben, Konya’ya gittiğim günden beri bir kızla sevişememiştim. İzmir’de de fırsat olmamıştı.

Çeşme’de ise Ayça ile olan yakınlaşmam vardı sadece. Aslında biraz o yüzden sinirlenmiştim Ayça’ya. Dolmuş, patlamayı bekleyen bir erkeği sevişmenin yarısında durdurmaya kalkarsanız, o da size sinir olarak patlar. Ayça bunu bilmiyordu herhalde ve bu tepkiyi görünce kendisini kullandığımı sandı fakat anladığı çok farklıydı. Ben sadece beni kandırıyor, oyun oynuyormuş gibi hissettim ve üzerine aylardır sevişmemenin getirdiği azgınlıktan dolayı da bir patlama vardı. Bir süre yatağımda bunları düşünerek yattım ve sonra biramın bittiğini, sigaramın ise sönmeye yüz tuttuğunu fark ettim. Hafifçe toparlandım ve bira şişesini, odamın camını açarak arka mahalleye fırlatıp hızlıca camı kapattım. Sigarayı da dibimdeki kül tablasına söndürdüm ve yatıp uyudum. Ertesi gün, İzmir’de ki son günümdü. Arkadaşlarım beni Konya’da bildikleri için onlarla bir plan yapamadığımdan tüm gün evde oturdum diyebilirim. Saat 8 gibi çıktım evden. Babam bıraktı beni otogara kadar ve yoğun ısrarlarımla otobüse binmemi beklemeden eve gitti. Akşam karanlık olduğunu, soğuk olduğunu söyledim ve onu eve gönderdim. Genç bir adamdım ve aklı sıra büyüdüğümü göstermek istiyordum orada. Otobüsün kalmasına daha vakit vardı. Kafede oturmuş sigaramı içiyor, kahvemi yudumluyor ve bir yandan da etraftaki kızlara bakıyordum. Gerçekten akşam vakti olmasıyla birlikte iyice soğumuştu hava. Üzerimdeki kalın kabana rağmen ara ara titriyordum soğuktan. Kahvem bitince de bir çay söyledim o yüzden ve daha kapalı bir alana geçtim. Otobüsün kalkmasına 10 dakika kala kapılar açıldı ve çayımı bitirip otobüse yavaş yavaş yürümeye başladım. Arkalardaydı yerim ama zaten Konya’ya o saatte gidecek fazla kişi olmadığı için boş gidecektik. Arkalara doğru gidip cam kenarı bir yere oturdum. Aşağıyı seyrederken birden arkadan şu konuşmaları duydum.

“- Yeter artık rahat bırakın beni. Gideceğim buralardan. “
“+ Defol git be. Seni bugüne kadar besleyende kabahat. “
“- Gidiyorum. Sakın beni bir daha rahatsız etmeyin. Arayıp sormayın. “

Genç bir kız otobüse bindi. O anlık sinirle beni görmediğine eminim. Oturduğum koltuğun diğer sırasındaki koltuğa oturdu. Tam yanımdaydı diyebilirim ama ikimizde cam kenarındaydık. Aramızda koridor ve iki koltuk vardı. Kız oturur oturmaz ağlamaya başladı. Diğer kadında sinirle uzaktaki arabaya doğru yürümeye başladı ve arabaya bindi. Araba hemen hareket etti ve uzaklaştılar.
Mesken01 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Mesken01 For This Useful Post:
6am6amclu6 (15.Haziran.2016), castan (14.Haziran.2016), ens (02.Mayıs.2016), weter8304 (05.Mayıs.2016)
Alt 19.Mayıs.2020, 06:50   #2
Paylaşımcı Üye
 
Üyelik tarihi: 14.Mayıs.2020
Mesajlar: 107
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
honnalsnorriex is on a distinguished road
Standart Cevap: Üniversitede Değişen Yaşantım! (Bölüm 5)

Reklam
<a href="https://clomidweb.com/">buy clomid online without prescription</a>
__________________
clomid 50 mg
honnalsnorriex isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Copyright 2010
Theme By : varyemez.org
Dikkat: DoyumsuzGeceler.Net, 5651 sayılı yasada tanımlanan (içerik sağlayıcı) olarak hizmet vermektedir. Sitemizde bulunan içerikler ve film paylaşım sitelerinde barınmaktadır ve telif hakkı içerikler de o siteleri ilgilendirir. Biz sitemiz adına internet ortamına hiçbir film yüklemesi yapmamaktayız. Herhangi bir içeriğin kaldırılması talebi bize iletildiği takdirde 3 iş günü içerisinde o içerik yayından kaldırılır. İlgili konularla iletişim için
adresinden e-mail yoluyla, veya iletişim formunu kullanarak ulaşabilirsiniz. escort bursa escort kocaeli escort bursa escort eskişehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort eryaman escort güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis porno izle legal gambling sites sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort